11 Aralık 2015 Cuma

Ankara: Kızılay-Çayyolu-Koru METRO SAPIĞI!

İyi günler arkadaşlar! Bugün başımdan geçen bir olayı paylaşmak istiyorum. Sizin de başınızdan böyle olaylar geçtiysen lütfen çekinmeden paylaşın ve birbirimizi bilgilendirelim:

Bundan birkaç ay önce (Bir önceki bahar veya kış ayıydı sanırsam.) Ankara Kızılay-Çayyolu-Koru metrosuna Beytepe'den binmiştim. Kızılay'a üç durak falan kalmıştı sanırsam, oturan bir kadın önünde tutunan bir adamı nazik bir dille uyardı. Uyarısında adamın iki elle tutunmasını veya uzaklaşmasını yoksa videoya çektiği yaptığı sapıklığı polise vereceğini söyledi. Adam direkt beddua okumaya başladı, terbiyesiz dedi ama yerinden de kımıldamadı. Yaşlı bir amca gelip adamı uzaklaştırdı, onun yerine kadınların önünde durarak onları korudu. Sapığımızsa ellerini her yere sürüp Kızılay'a kadar orada durdu.

Başka zaman bu adamı Kızılay'dan binerken görmüştüm sabahleyin ama kalabalık metroda farklı vagonlardaydık sanırsam.

Bir gün yine Beytepe'den binmiştim ve oturan kitap okyan bir kızın başında dikiliyordu, bu sefer iki eliyle tutunuyordu ama kızın üzerine o kadar eğilmişti ki kız baya rahatsız oldu, şalıyla üzerini kapattı.

Sonrasında yine Beytepe'den bindiğim bir gün (Mesai çıkış saati gibi diye hatırlıyorum.) Milli Kütüphane durağından sonra yine oturan bir kadının önüne geçip aynı hareketleri yaptı. Kadın inerken fark ettiğinden bir şey söylemedi.

Bundan sonra karar almıştım ben de. O zamana kadar bu adamın hedefi ben değildim ama susulursa daha ileri gidebilirdi bu adam. Bir sonraki görüşümde rahatsız edeceği kadına yardımcı olacaktım, sessiz kalmayacaktım ve adam cezasını çekecekti. Pek sanmıyordum ama herhangi bir saldırısı olursa diye bu yaz (2015) bir biber gazı aldım. Onu da sırt çantamın bir bölmesine koydum, orada taşıyordum. Son günlerde kol çantası kullanmıştım, her sabah metroya binerken de biber gazımı yanıma almam gerekti aklıma geliyordu.

Ve bugün (11.12.2015) uzun süre sonra sırt çantamı almam gerekti ve biber gazının yanımda bulunduğu aklıma gelince metroya binişte kendimi rahat hissetmiştim. Metroya indiğimde gelen ilk metro dolu olduğundan ikincisini bekledim. İkincisi geldi, saat 08.10 civarıydı. Metro gelince oturdum ve metronun dolmasını bekliyordum. Metronun kapıları kapandı ve metro harekete geçti. Kafamı kaldırdığım an o sapıkla göz göze geldim. Sağımda oturan kızın önündeydi. Etrafıma bakınmaya başladım panikle belki bir polis vardır diye. Sonrasında sapığın hareketini beklemeye başladım. Bu sefer montu olduğundan o sapık hareketi yapıp yapmadığını tam kestiremiyordum. Ama yaptığı da her halinden belliydi, sağ eli cebinde (O el cepten nerelere gidiyor söylememe gerek yok sanırsam!) sol eliyle metro demirini okşuyordu (Eminim ki o tutunmak değil.) yanımdaki kızın üzerine eğilmiş gözleriyle tamamen aşağıya baktığından gözleri kapalı gibiydi ama yüz ifadesi de afedersiniz ama o andan tatmin oluyormuş gibiydi. Milli Kütüphane durağı diye hatırlıyorum, benim önümde duran adam inerken sapıkla göz göze geldik yine ve sapık bu sefer boş kalan önüme geçti. Eli cebinde olduğundan insanların dikkatini çekmemiştir diye bir şeyler demedim o sırada ama artık beklediğim sapıklığını belli eden klasik hareketini yaptı. Bu hareketi sanırım Recep İvedik filminde görmüştüm ama emin değilim. Şöyle bir şeydi: ayaklarını zıt iki yöne açmış, dizleri kırarak afedersiniz penisine asıldı ve birden normal duruşa geçti. Yaptığını birilerinin gördüğünü umarak hemen kulaklığımı çıkardım ve "Beyefendi ne yapıyorsunuz? İki elinizle tutunun ya da uzaklaşın. Beni rahatsız ediyorsunuz." dedim yüksek sesle. Sapıksa kısık sesle yumuşak bir şekilde elindeki poşet düşmesin diye öyle yaptığını söyledi. Elindekiyse mini siyah bir poşetti, içinde belki bir kağıt vardı. Ben de daha önceden kadınlardan uyarı aldığını hatırlattım. Bu sefer bana yüzünü iğrendirerek "Allah belanı versin! Terbiyesiz! Sen benim kim olduğumu biliyor musun?" dedi. Ben de "Söyleyin kimsiziniz?" dedim. Elbette birisi değil, o yüzden "Tövbe yarabbim" dedi. "Önce insan olmayı deneyin." falan dedim ben de. Tabii yanıt veremeyince yine hakaret etmeye devam etti. Yanımdaki kız (benden önce rahatsız ettiği) terbiyesizlik yapmamasını falan söyledi sapığa. Sapık da bana "Yanındakilere sor bakalım bir şey görmüşler mi?" dedi. Yanımdaki kız da "Ben kitap okuyordum, bilemem." dedi. Ben de "Acaba neden bunca erkek arasından her zaman siz uyarı alıyorsunuz? Sizi ne zaman görsem bir kadın sizi uyarıyor, şimdi de beni rahatsız ediyorsunuz?"  Sapığın yanıtı ne olsa beğenirsiniz? "Bugün cuma. Öyle şeyler olmaz. Senin aklın nelere çalışıyor?" Ben bu sözü beklemiyordum ve kalakaldım. Bugün cuma, taciz günü değil, anlamına mı şaşırsam yoksa sapığın sapıklığını benim sapıklığımmış gibi göstermesine mi şaşırsam bilemedim. Yanımdaki kız "Bayanı rahatsız ediyorsunuz, lütfen gidin." falan diye üst üste tekrarladı. Ben de aynısını söyledim. Sapığın da utanması yok, gram kıpırdamadı. En sonunda solundaki adam yer değiştirdi onunla. Sinirden bacaklarım ve ellerim titriyordu. Sol tarafıma bakmamaya çalıştım ama her baktığımda adamın önünde ayakta duran iki kadına da aynısını yaptığını gördüm. Kadınlarsa ses çıkarmıyordu, yandaki erkeklerse kulaklıkla müzik keyfine devam ediyorlardı.

Ve sapık Bilkent'te indi. Bu olay sırasında yakınımdaki erkekler kulaklıklarını bile çıkarmaya tenezzül etmediler, kadınlarsa dönüp baktılar sadece.

Bense ne yapacağımı bilemedim. Okula varıp dersliğe gittiğimde artık gözyaşlarımı tutamadım ve derse girmeyip arkadaşımı çağırdım. Sağ olsun yanımda olup beni dinledi. O metroyu kullanan birkaç arkadaşımı da uyardım sonrasında.

Ağlamama sebep olan sapık değildi çünkü onunla karşılaşmaya hazırdım. Ne vardı ki hazırlandığım gibi tepki gösteremedim sapığa. Bu seferki tacizin bana olacağını düşünmüyordum. Sinirlerimi asıl bozan insanların tepkisizliğiydi!!!!! Belki birinden destek görsem sapığı şikayete giderdim. Metro çıkışı güvenlikle konuşmayı düşündüm ama nasıl ispatlayacaktım?

Sapığı size tarif edeyim: Ucuz, ütüsüz takım elbise giyiyor, hatırladığım kadarıyla çizgili kahverengi. Bugün üzerinde siyah mont vardı. Orta yaş üstü tahminen 47 yaşlarında, 1.70 boylarında, saçı seyrek ve aralarında beyazlar var. Sol gözünün altında ben var. Göz rengi de siyah. Rastladığım kadarıyla mesai saatlerinde Kızılay-Bilkent, Bilkent-Kızılay arası bu metroyu kullanıyor. Boş yer olsa da oturmaz, oturan bir kadının önüne dikilip kadına doğru eğilir. Yüz ifadesi anlattığım gibi ama ara sıra etrafa bakıyor. Genelde sol eliyle (Sağ da olabiliyor, cebine koyduğu elini değiştiriyor bazen.) pantolonunun cebinden cinsel organıyla oynuyor. Dediğim dizlerini kırarak asılma hareketini ara ara yapıyor.

Lütfen, böyle bir durumda siz de sesinizi çıkartın, size yapılmasa da yapılan kişinin yanında olun! Sessiz kalan insanlardan besleniyor bu adam. Bir de bunu yayın lütfen.

Bu tür durumlarda ne yapılması gerektiği hakkındaki bilgilerimizi paylaşalım ki yalnız olmadığımızı bilelim.

Not: Yukarıda tanık olup da anlattığım kadınlardan bahsetmemin nedeni onları ifşa etmek değil, bunlara benim gibi tanık olan olmuşsa tanıkların veya o kadınların kendilerinin bana ulaşmalarını sağlamak ve bu sapığın devam ettiğini belirtmek istemem.

5 Aralık 2015 Cumartesi

Film: Şeytanın Avukatı



Film seyretmeyi sevmeyen ben tutup da blog linkimi okuduklarım ve izlediklerim olarak düşünmüştüm. Şu aralar film seyretmeye hevesliyim. Dersim için hocamız Matrix filmini izlememizi istemişti -evet, 99 yılında çekilen filmi 2015'te seyrettim- serinin ilk iki filmini seyredince Neo'dan etkilenmiştim. Beni etkileyen yakışıklılığı ya da oyunculuğu değil, boş bakışlarıydı. Filmlerin romantik olan birkaç sahnesi var ama onlarda bile hala bir şeyleri anlamaya çalışan boş bakışlar. Oyunculuktan anlamam, film eleştirmeni değilim elbette ama sıradan bir izleyici olarak bu kadar güzel bir filmde bu adamı niye oynatmışlar diye düşündüm ve Keanu Reeves hakkında internetteki doğru yanlış birçok bilgiye bakmaya başladım. Hayat hikayesi yeterince üzücü ama oynadığı filmler dikkat çekici bu yüzden oynadığı filmleri seyretmek istedim. Şeytanın Avukatı çocukluğumda televizyonda yayınlanmıştı ve Mary Ann'in kilisede olduğu sahneden etkilendiğimi hatırlıyorum bu yüzden Keanu Reeves'in oynadığı filmler arasından ilk olarak bu filmi seçtim.

Film 97 yılında Andrew Neiderman'ın kitabından uyarlanmış; Al Pacino, Keanu Reeves ve Charlize Theron oynuyor. Filmde avukat olan Kevin, John Milton'ın şirketinde çalışmaya başlıyor ve New York'a taşınıyor eşi Mary Ann ile. Burada suçlu olduğunu bildiği kişilerin avukatlığını yapıyor ve davaları kazanıyor, bu sırada Mary Ann psikolojik sorunlar yaşıyor ve John Milton hakkındaki gerçek ortaya çıkıyor.

Muhtemelen bu filmi benden başka birçok kişi seyretmiştir ama yine de paylaşmak istedim sonuçta kırk yılın başı film seyretmişim :) Al Pacino'nun filmdeki repliğini de bir hatırlayalım:





Arkın Gelişin hakkında sahte psikolog iddiaları

Arkın Gelişin, kitaplarını okumaya başladığımda beğendiğim bir yazardı hatta bloğumda kısaca yer vermiştim:

http://okuduklarimveizlediklerim.blogspot.com.tr/2015/06/yazar-tavsiyesi-arkn-gelisin.html

28 Kasım 2015'te Ankara'da Arkın Gelişin imza günü düzenledi. Büyük bir hevesle gittim ancak garip olan imza almaya gelen benim dışımda sadece bir kişinin olmasıydı. Ben imzamı alıp çıktım oradan o yüzden sonra gelen oldu mu bilmiyorum. Gazetelere röportaj veren ve televizyon programlarına çıkan birinin imza günü neden bu kadar ilgisiz geçsin, diye düşünüyordum ve annemle de üzülmüştük "Adam o kadar kitap yazmış, Ankara'da hiç mi okuru olmaz?" gibisinden. Üstelik imza günü çekilen fotoğrafları da kendi facebook sayfama yüklemiştim ki iki gün sonra ne göreyim: Arkın Gelişin'in sahte psikolog olması hakkında haber çıkmış, linki burada: Haber Türk haberi  Bu iddiaya Arkın Gelişin'in ne cevap verdiğini merak ettiğimden sayfasına baktım ama anladığım kadarıyla engellenmişim.

Eğer iddialar doğruysa, ki büyük ihtimalle doğru, kanıp kitaplarını alıp okumama ve birçok kişinin ve sanırım kurumun kandırılmasına çok üzülürüm. En çok da ailesine üzülürüm, sosyal medyada mutlu aile profili çiziyorlar ve eşi yabancı, düşünüyorum ki bu iddialardan haberi bile yoktur.

Seri katillere ilgi duyduğu için bu konuda kitap yazması zaten normal karşılanırdı, keşke bu yola başvurmasaydı, o kadar kişiyi kandırmasaydı.

Özellikle bir paylaşımını unutmuyorum, kızının kayıtlı olduğu kreşte diğer çocuklara yabancılara nasıl davranmaları gerektiği konusunda mini bir eğitim vermişti. Kreşin sayfasında da paylaşılmıştı: "Psikolog velimiz çocuklarımıza yabancılara karşı nasıl davranmaları gerektiğini öğretti." gibisinden bir paylaşımdı hatta sertifika gibi bir şey bile verilmişti çocuklara diye anımsıyorum. Muhtemelen veliler o dönemde bundan memnun olmuşlardır, haberleri olunca da bunca insanı kandıran birinin çocuklarına eğitim verdiğini düşündüklerinde ne hissederler bilmiyorum.

Bu da Arkın Gelişin'in goodreads'teki paylaşımı: Yeterince ironik bence...

26 Kasım 2015 Perşembe

Bazı Kadınlar-Alice Munro



Bu kitabı yaz okulu boyunca elimde gezdirdim, kütüphane süresi bittikçe uzattırdım süresini ama bitiremedim. Artık süre uzatma hakkım bittiğinde son iki hikaye (Odun, Aşırı Mutluluk) kalmıştı, ben hala Odun'u okuyordum ve çok sıkılmıştım. İnternetten yorumlara baktığınızda birçok insan bu kitabı beğenmiş, benim gibi beğenmeyen az kişi var. Kitap on hikayeden oluşuyor, tüm hikayeler elbette sıkıcı gelmedi bana, mesela Yüz adlı hikayeden çok etkilenmiştim. Bir hikaye çok güzel ve akıcıyken bir diğeri hiç ilerlemiyor gibiydi hikayelerden. Bu yüzden kitabı bitirip bitirmemekte kararsız kaldım, kararsızlıkla süre uzadı da uzadı ve Odun'u bitiremeden iade günü geldi çattı. Ne kadar sıkıcı bulsam da boş kaldığım bir gün kütüphanede kalan iki hikayeyi bitirmek istiyorum.

9 Ağustos 2015 Pazar

Yaz Okuma Şenliği Yarısında Okuduğum Kitaplar

1. Kategori (10 puan):
 İki Şehrin Hikayesi-Charles Dickens

11. Kategori (10 puan): Bir öykü kitabı.
 Cemil Kavukçu-Gemiler de Ağlarmış

15. Kategori (10 puan)
 Ölü Erkek Kuşlar-İnci Aral

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan)
Kardeşimin Hikayesi-Zülfü Livaneli
Kırmızı Pazartesi-Gabriel García Márquez

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan)
Bir Psikiyatristin Gizli Defteri-Gary Small

6 kitap 60 puan. 1727 sayfa 17 puan. Toplam 77 puan :/

Ön Okuma: Kardeşimin Hikayesi-Zülfü Livaneli


"Nemo cogendus amicus!"

Pablo Neruda (6)

Elveda güvercinler,
Toz, barut ve polen kokan:
Bilmiyorum artık nerede tünüyor
O kırmızı deriden ayaklar..

2 Ağustos 2015 Pazar

Pablo Neruda (5)

Var, var olmasına, ama burada, suyun yanıbaşında
Çekirgelerin çıtırdayıp yandıkları yerde,
Onlar bekleye dursun, ben kendimi beklemek istiyorum,
Ben de istiyorum kendimi gözetmeyi.
Keşfetmek istiyorum artık duygularımı
Ve ulaştığım zaman beklediğim yere
Uyuyakalmak istiyorum,
Ve gülmekten ölmek.


28 Temmuz 2015 Salı

Kayıp Köpek: JAVA

Java 8 aydır kayıp. 2.5 yaşında, dişi. 18 Kasımda Ankara gazi mahallesinden kayboldu. Kuyruğun üst kısmında siyah bir leke var.





26 Temmuz 2015 Pazar

Ön okuma: Ölü Erkek Kuşlar-İnci aral


 "Senin ya da benim kendimiz olduğumuzu sandığımız bir süreçte sen yalnızca benim bilip tanıdığım bir Su ve ben yalnızca senin içinde taşıdığın bir Na'dan başka bir şey olamayız. Bizi ayıran farklılıkların silindiği zaman parçası hep bir an olacak. Ben, beni Na yapan uzlaşmazlığı hep içimde taşıyacağım görünürde yumuşak, daha hesaplı olsam da. Sen de her zaman benim ardımda, özlediğim huzurun peşinde koşacaksın. Böyle bil bunu."

Pablo Neruda (4)

Bakarım sözlerime uzaktan.
Benden çok senindir onlar.
Tırmanıp dururlar eski acıma kök sarmaşıklarca.

Şimdi istiyorum ki desinler sana
Demek istediklerimi
Duyasın diye onları,
Duymanı istediğim gibi beni.

20 Temmuz 2015 Pazartesi

Pablo Neruda (3)

Ben uyurken
Yüreğime dokunduğunda,
Düşümdeki
Ağaçlar çiçekleniyor;
Uyanıyorum, gözlerim apaçık
Ve sen derime,
Şarkımın kararan yıldızlarını
Dikiyorsun...

Pablo Neruda

16 Temmuz 2015 Perşembe

Mim:Book Courtship Tag



Canım blog arkadaşım Funda mim yazısında beni mimlemiş. Fundacım çoook teşekkür ederim, öpüyorum seni  <3 Başlayayım o zaman yanıtlamaya :)


Adım 1: İLK BAKIŞ-Kapağı yüzünden aldığın kitap ?

Açıkçası çok kez kapağından dolayı kitap almaya niyetlendiğimi hatırlıyorum ama aldığımı hatırlamıyorum.

Adım 2: İLK İZLENİM- Arka kapak yazısı yüzünden aldığın kitap?

  
"Bir Seri Katilin Günlüğü-Arkın Gelişin"
İlgimi neden çektiği belli :) Bu arkadaş Arkın Gelişin'in kitaplarına kafayı takmama neden olmuş kitap 

Adım 3: TATLI DİL -Harika üslupla yazılmış kitap?
 
"Kırmızı Pazartesi-Marquez" İlginç bir uslubu var kitabın. Okurken sanki yazar karşımda bana anlatıyormuş gibi hissetmiştim.

Adım 4: İLK BULUŞMA-Sana serinin devamını aldırtan serinin ilk kitabı ?
  
"Alacakaranlık" 
Ben ergenken ne kadar da meşhur bir kitaptı. :) Arkadaşlarımla oturup ciddi ciddi okuduğumuz tek seri aynı zamanda.

Adım 5: GECEYARISI TELEFON KONUŞMALARI -Seni bütün gece ayakta tutan kitap ?
 
"Medyum-Stephen King"
Eskiden deli gibi Stephen King okurdum. Medyum kitabını da tüm gece korka korka okuduğumu hatırlıyorum.

 Adım 6: HER ZAMAN AKLIMDA-Aklından çıkaramadığın kitap ?
 
 "Saşenka-Simon Montefiore"
Nedense kendimi Saşenka ile kalmayıp kitaptaki birçok karakterle özdeşleştirmiştim. Bu yüzden unutamadığım bir kitap Saşenka.
 
Adım 7: FİZİKSELLEŞME (Gözler gözlerimde olayının artık ellerimdeye dönüşmesi) -Eline alıp okuduğunda sana güzel hissettiren kitap ?

 
Belirli bir kitap değil ama Pablo Neruda'nın şiirleri. Kesinliklebana böyle hissettiriyor ve bu yüzden de çok seviyorum.

Adım 8: AİLEYLE TANIŞMA- Ailene veya arkadaşlarına önereceğin kitap ?
  
Kitap önermeyi pek sevmem çünkü bana önerilen kitaplardan genelde soğuyorum. Kendim keşfetmem gerek. Bu yüzden de önermiyorum ama bir kitap belirlemem gerekirse bu kesinlikle "İki Şehrin Hikayesi-Charles Dickens" olur.

Adım 9: GELECEK PLANLARI-Gelecekte tekrar okuyacağını bildiğin kitap ya da seri?
 
"Şeker Portakalı" Çocukken okumuştum ama hala en sevdiğim kştaplar arasındadır. Bir gün tekrar okuyacağım, aklımda. :)


Ben de Kitap Eylemi ve Mehmet Bilgehan Merki'yi mimliyorum. Herkese iyi bayramlar :)

15 Temmuz 2015 Çarşamba

5 Temmuz 2015 Pazar

Pablo Neruda (2)

Ne yolculuklara çıktı yüreğim
Ayaklarında aynı pabuçla,
Beni besleyen, dikenler oldu.
Tedirginlik götürdüm nereye gitsem:
Vurdular beni ben vuracakken,
Yığılıp kaldım öldürüldüğüm yerde,
Ama kalktım, eskisinden daha dinç..
Ya sonra, ya sonra, ya sonra!..
Yaşamaya gelmiştim yeryüzüne.

Pablo Neruda

2 Temmuz 2015 Perşembe

Edebiyattan soğutan yayınevi: Kitap Zamanı


Büyük harfleriyle tam gözüme layık bulduğum kitabımın 203. sayfasına geldiğimde cümlelerin karman çorman yazılışına artık tahammülüm kalmamıştı. İngilizcesini araştırdım ve "It was the best of times, it was the worst of times, it was the age of wisdom, it was the age of foolishness, it was the epoch of belief, it was the epoch of incredulity, it was the season of light, it was the season of the darkness, it was the spring of hope, it was the winter of despair, we had everything before us, we had nothing before us, we were all going direct to heaven, we were all going direct to the other way- in short, the period was so far like the present period, that some of its noisiest authorities insisted on its being received, for good and evil, in the superlative degree of comparison only. " gibi çarpıcı bir paragrafla başladığını gördüm. "Kitap Zamanı" çevirindeyse "Yıl, 1775. Yağmurlu ve çok soğuk bir kış gecesi. Dover postası, ..." cümleleriyle başlıyor. Devamına da göz attım tabii. Sanki birisi aslını okuyup aklında kalanları kendi tekrar yazmış gibi bir çeviri üstelik Türkçeden yoksun! Ne öznesi belli ne nesnesi! 203 sayfa katlandım ama en azından kitabı bitirmedim şükür ki! Ne de olsa zararın neresinden dönersen kardır. Yani insanlara yalan yanlış şey okutacağınıza hiçbir şey yapmayın daha iyi. Bırakın işin ehli olanlar çevirsinler kitabı da parası neyse alıp okuyalım, işte gördük ucuz etin yahnisi yenmiyor. Küçük yayınevlerine şans verirdim ama artık güvenim de kalmadı. Bildiğim yayınevlerinden şaşmayacağım artık.

#unutMADIMAKlımda


28 Haziran 2015 Pazar

Kayıp Köpek: FOX


Fox yedi yaşında pitbull kangal melezi bir sokak köpeği, 2015 mart ayının son günlerinde Ankara Gazi mahallesinden kayboldu.

2015-Reading Challenge

Popsugar'ın 2015 reading challenge listesi:
 
1. A book with more than 500 pages: Bütün Hikayeler-Edgar Allen Poe
2. A classic romance: Yirmi Aşk Şiiri ve Bir Umutsuz Şarkı-Pablo Neruda
3. A book that became a movie: İki Şehrin Hikayesi-Charles Dickens
4. A book published this year: Bir Seri Katilin Felsefesi-Arkın Gelişin
5. A book with a number in the title: ----
6. A book written by someone under 30: ------
7. A book with nonhuman characters:-------
8. A funny book:-----
9. A book by a female author: Hayatı Sevme Hastalığı-Sibel K. Türker
10. A mystery or thriller: Bir Seri Katilin Manifestosu-Arkın Gelişin
11. A book with a one-word title: Koku-Patrick Süskind
12. A book of short stories: Cemil Kavukçu-Gemiler de Ağlarmış
13. A book set in different country: 
14. A nonfiction book:
15. A popular author's first book:
16. A book from an author you love that you haven't read yet:Kırmızı Pazartesi-Gabriel García Márquez
17. A book a friend recommended: -----
18. A Pulitzer Prize-winning book: Bazı Kadınlar-Alice Munro
19. A book based on a true story: Frida Kahlo Aşk ve Acı-Rauda Jamis
20. A book at the bottom of your to-read list: 
21. A book your mum loves: 
22. A book that scares you:
23. A book more than 100 years old: Gönül Yakınlıkları-Goethe
24. A book based entirely on its cover:
25. A book you were supposed to read in school but didn't: Kişi Olmaya Dair-Carl Rogers
26. A memoir:
27. A book you can finish in a day:
28. A book with antonyms in the title:
29. A book set somewhere you've always wanted to visit:
30. A book that came out the year you were born: 
31. A book with bad reviews: 
32. A trilogy: 
33. A book from your childhood: 
34. A book with a love triangle: 
35. A book set in the future:
36. A book set in highschool: 
37. A book with a color in the title: 
38. A book that made you cry: 
39. A book with magic: 
40. A graphic novel:
41. A book by an author you've never read before: Aynalı Barikatlar-Murat Menteş
42. A book you own but never read: Bir Suç Psikoloğunun Not Defteri-Arkın Gelişin
43. A book that takes place in your hometown:
44. A book that was originally written in a different language: 
45. A book set during Christmas: 
47. A play: Bir Yaz Gecesi Rüyası-Sheakespeare
46. A book written by an author with your same initials:
48. A banned book:
49. A book based on or turned into a TV show:
50. A book you started but never finished:

27 Haziran 2015 Cumartesi

Pablo Neruda (1)

Hayaller-2015

Hayat Kitap hayallerini maddeler halinde yazmış ve bizleri de yazmaya davet etmiş :) Ben de ona özenerek istediğim şeyleri yazmak istiyorum:

26 Haziran 2015 Cuma

Ön İzleme: Black Books


Yemek: Ispanaklı ve Kabaklı Lazanya

 

Ispanaklı ve kabaklı lazanya vejetaryen, düşük karbonhidratlı ve glutensiz bir yiyecek. Domates sosu, lor peyniri, mozarella ve kabak noodlesları ile yapılıyor.

9 kişilik servis

25 Haziran 2015 Perşembe

YAZ OKUMA ŞENLİĞİ - 2015








1. Kategori (10 puan): Kısaltılmış hali (versiyonu) çocuk kitabı olarak da yayınlanmış bir kitap (Çocuk versiyonu değil tabii okuyacağınız).
 

İki Şehrin Hikayesi-Charles Dickens

2. Kategori (10 puan): Bir çizgi roman veya foto roman.

Macbeth (NTV yayınları)


3. Kategori (10 puan): 600 sayfadan uzun bir kitap.

Bütün Hikayeler-Edgar Allen Poe
 

4. Kategori (10 puan): Müzik temalı bir kitap ((Bir müzisyenin hayatı veya ana karakterlerden birinin müzisyen olduğu veya konusunun özünde müzik olan veya isminde müziği çağrıştıran bir kelime geçen bir kitap).
-

5. Kategori (10 puan): 1001 kitap listesinden bir kitap

Koku-Patrick Süskind


6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.


7. Kategori (10 puan): 1940'tan önce yazılmış, Türk edebiyatından bir kitap.
 

Kuyucaklı Yusuf-Sabahattin Ali

8. Kategori (10 puan): İsminde yaz mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların yaz mevsiminde geçtiği bir kitap.

Bir Yaz Gecesi Rüyası-Shakespeare

 9. Kategori (10 puan): Herkesin tüm kitaplarını okumasını gönlünüzden geçirdiğiniz bir yazardan/şairden bir kitap. (Bu vesileyle kitabı ikinci kez okusanız da olur).


Yirmi Aşk Şiiri ve Bir Umutsuz Şarkı-Pablo Neruda

10. Kategori (10 puan): Bir iki kitabını okuyup külliyatını okumayı gönlünüzden geçirdiğiniz bir yazardan bir kitap.


11. Kategori (10 puan): Bir öykü kitabı.
 

Cemil Kavukçu-Gemiler de Ağlarmış

12. Kategori (10 puan): Okuma yazmayı öğrendiğiniz yıl ödül almış bir kitap (Eğer çok zorlanıyorsanız kitap bulmada, o yıl ödül almış bir yazardan bir kitap. O yıl Nobel Edebiyat Ödülü almış yazarlara bakabilirsiniz mesela).
-

13. Kategori (10 puan): Tiyatroya uyarlanmış bir roman veya öykü (Doğrudan tiyatro eseri olarak yazılmış kitaplar kapsam dışı) Bu fikri de sevgili Neslihan kullanmıştı geçen şenliğin "kendi teman" kategorisinde. Ciddi tiyatro severler var aramızda. Onlara da selam olsun buradan.
-

 14. Kategori (10 puan): Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış kadın bir yazardan bir kitap.Selma Ottilia Lovisa Lagerlöf (1909), Grazia Deledda (1926), Sigrid Undset (1928), Pearl Buck (1938), Gabriela Mistral (1945), Nelly Sachs (1966), Nadine Gordimer (1991), Toni Morrison (1993), Wislawa Szymborska (1996), Elfriede Jelinek (2004), Doris Lessing (2007), Herta Müller (2009), Alice Munro (2013).
 

Bazı Kadınlar-Alice Munro
 

15. Kategori (10 puan): Adı sıfat tamlaması bir kitap (Sevgili sweet leaf'in bir önceki şenlikte kullandığı temaydı bu kategori ve bence çok orijinaldi. Kendisine sorma fırsatım olmadı ama bu fikri bu sefer hepimizin kullanmasında bir itirazı olmaz diye umut ediyorum. Şimdiden teşekkürler).
 

Ölü Erkek Kuşlar-İnci Aral

16. Kategori (10 puan): Polisiye/gerilim/korku türünde bir kitap.


Ölülerin Suskunluğu/Bir Seri Katilin Günlüğü 3-Arkın Gelişin

17. Kategori (10 puan): İlk baskısını 2013'te veya daha sonra yapmış bir kitap (Yabancı kitaplarda Türkçe baskısının çıktığı tarih olur).
-

18. Kategori (Her kitap 10 puan, 3 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan, toplam 50 puan): Avrupa edebiyatından üç kitap. Kitapların biri İngiliz, biri Fransız, biri Alman edebiyatından olmalı. Türk edebiyatı kapsam dışı.

John Fowles-Büyücü


Thomas Mann-Büyülü Dağ
 

19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplam 60 puan): Aynı yazardan üç kitap. (Kitaplar aynı seriye ait olabilir).

Bir Seri Katilin Manifestosu-Arkın Gelişin 
Bir Seri Katilin Felsefesi-Arkın Gelişin
Bir Suç Psikoloğunun Not Defteri-Arkın Gelişin
 

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.Yeni yazarları keşfetmek lazım. Kim bilir şimdiye kadar hiçbir kitabını okumadığımız ama çok seveceğimiz ne çok yazar var. Bir Türk kadın, bir Türk erkek, bir yabancı kadın, bir yabancı erkekten olmak üzere toplam 4 kitap okumanız gerekiyor.

Ruh Üşümesi-Adalet Ağaoğlu

Kardeşimin Hikayesi-Zülfü Livaneli
Frida Kahlo Aşk ve Acı-Rauda Jamis  
Kırmızı Pazartesi-Gabriel García Márquez
 

21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 50 puan, toplamda 80 puan): İsminde aynı kelimenin geçtiği üç kitap. ("Bir" sözcüğü kapsam dışı).Örnek: Susuz Deniz / Arthur C. Clarke, Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek / Cengiz Aytmatov, Deniz İşçileri / Victor Hugo.
-
22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.

 Ben psikoloji seçtim.

Bir Psikiyatrist Gizli Defteri-Gary Small
İçsel Çatışmalarımız-Karen Horney
Psikanalitik Tanı-NAncy McWilliams
Kişi Olmaya Dair-Carl Rogers

Seni özlüyoruz Michael Jackson


24 Haziran 2015 Çarşamba

Yazar tavsiyesi: Arkın Gelişin

Arkın Gelişin kimdir?


Kitap takası



Düzenleme: Kemik Torbası ve Sevimli Küçük Yalancılar verildi. 
Düzenleme: Hamlet eklendi. 
 

Gezi: Gökçeada



İlk gün: Çanakkale'den Gelibolu'ya geçiş

Arkadaşımla gitmeyi çok istediğimiz Çanakkale'ye bizi yazlığına davet eden bir arkadaşımız sayesinde gittik. Yalnız yazlık Gökçeada'daydı. Biraz daha paramız olsaydı Bozcaada'yı ve Çanakkale'yi gezmeyi çok isterdim. Umarım bir sonraki yaz o da olur.
Ankara'dan 9 saat kadar süren otobüs yolculuğundan sonra Çanakkale'ye vardığımızda